FOTOĞRAFLARI


İZMİR MUTFAĞI

İzmir tarih boyunca çeşitli topluluklara ev sahipliği yapmıştır. Bu çeşitlilik İzmir mutfağında da görülür. İzmir ve çevresinde yaşayan yerleşik ya da göçebe Türkler, İzmirli Rumlar, Levantenler, Sefaratlar, mübadele yıllarında Batı Trakya ve adalardan (Girit, Sakız, Midilli) gelenler, Makedonlar, Boşnaklar, Arnavutlar, Afrika kökenli Araplar bu kültürün çeşitliliğini oluşturur.

İzmir mutfağında ilk bakışta zeytinyağı ile lezzetlenen sebze, ot ve balık yemekleri ile Akdenizli mutfak özellikleri dikkati çeker. İzmir mutfağının Akdenizli kısmına daha çok kıyı kesimlerinde rastlanır. Zeytinyağı ile lezzetlenen sebze ve ot yemekleri ile körfezden çıkan balıklardan yapılan yemeklerin en güzel örneklerine İzmir’in yanı sıra Urla, Karaburun, Seferihisar,Tire,Foça,Çeşme ilçelerinde rastlayabilirsiniz.

Diğer yanda temelinde göçebe yaşam ve hayvancılık faaliyetlerinin olduğu et, süt ve buğdaya dayalı olarak şekillenen mutfak kültürüne ise İzmir’in kırsal kesiminde rastlanabilir. Bergama,Kınık,Kiraz,Menemen,Ödemiş,Tire gibi ilçelerde bu mutfağın örneklerine rastlanabilir. Tire ilçesinde kuyu tandır,tire köfte,her çeşit kavurmalık,haşlamalık,böreklik ot çeşitliliğine rastlanır.Seferihisar’da kuzu veya oğlak dolması,çeşitli börekler,tatlılar,(sütlaç, oklavadan sıyırma,lor baklavası vb),yaprak sarma ve kabak çiçeği dolması örneklerine rastlanabilir.

Keşkek hemen her ilçede düğünlerin vazgeçilmez yemeğidir.Yanında sütlaç,zerde,ya da höşmerim (Karaburun’da sündürme denir.) tatlılarından birisi mutlaka olur.Menemen,Ödemiş,Seferihisar-Payamlı,Dikili’de en az keşkek kadar önemsenen bir başka düğün yemeği de topalaktır.Ödemiş ve Dikili ilçelerinde ayrıca dibile denilen bir tatlı düğünlerde bayramlarda mutlaka yapılır.

İzmir sokak lezzetleri açısından da geniş bir çeşitliliğe sahiptir.Sabah kahvaltılarının vazgeçilmezi İzmir gevreği ve boyoz,atıştırmalıkların başında gelen kumru,kelle söğüş,çöpşiş,ve yazın içinizi serinleten şerbet çeşitliliğine Kemeraltı çarşısı başta olmak üzere İzmir’in hemen her yerinde rastlayabilirsiniz.

İZMİR HALK MÜZİĞİ

Anadolu’nun en batısında yer alan İzmir, komşuları Aydın, Balıkesir ve Manisa’nın da içinde bulunduğu zeybek kültürünün etkisi altında kalmıştır. Bilindiği gibi zeybeklik, 16. yüzyıldan başlayarak özellikle 18. ve 19. yüzyıllarda Osmanlı İmparatorluğu'nun idari, siyasi, ekonomik ve sosyal yönden çöküşe geçtiği dönemlerde ortaya çıkmıştır. Zeybekler, 19. yüzyıl başından başlayarak Ege ölgesi'nin sosyal ve kültürel yapısına yön vermiş; müzik, halk dansları ve giysi geleneğinin temelini oluşturmuştur.

Zeybek oyunlarının birçoğu solo niteliklidir ve doğaçlama olarak sergilenir. Ezgiler dokuz zamanlıdır. Halk arasında ezginin hızına bağlı olarak ağır, ağırca ve kıvrak zeybekler olarak sınıflandırılır. Allegretto – adagio arası tempolarda seslendirilir.

İzmir yöresi zeybek ezgilerinin ses sahası bir oktavın üstündedir ve ezgiler yanaşık perdelerle örülür. İnici bir seyir izler. Dokuz zamanlıdır (9/8, 9/16, 9/4) ve üçlü grup başta, sonda ya da üçüncü grupta bulunabilir. (3+2+2+2, 2+2+2+3 ve2+2+3+2). Zeybek ezgileri, çoğunlukla rast, dügah ve segah perdelerinde karar verir.

Zeybek oyunları açık havada davul – çift zurna (veya klarnet), kapalı ortamlarda ise bağlama ile çalınır. Ayrıca bölgemizde kabak kemane, üçtelli, dilsiz kaval, çığırtma (kemik düdük), sipsi çalgılarının kullanıldığı da görülür.

İzmir, çok kültürlü bir yapıya sahiptir. Bu tespit, bölgede zeybek ezgilerinin yanı sıra semah, bengi, mengi ve güvende gibi oyun ezgilerinin yanı sıra ağıt ve gurbet havalarının da varlığını sürdürmesi ile desteklenir.

İzmir ve çevresinde görülen ezgilerin bazıları şunlardır: Abacılar İnişi Saatimin Gümüşü, Ak Çeşmenin Taşları, Bergama Zeybeği, Bir Ateş Ver Sigaramı Yakayım, Cezayir, Gerizler Başında Hoplayamadım, Harmandalı Zeybeği, İzmir'in Kavakları, Kordon Zeybeği, Koca Arap Zeybeği, Kozak Zeybeği, Köroğlu, Sepetçioğlu Zeybeği, Şu İzmir'den Çekirdeksiz Nar Gelir vb.

İZMİR HAKKINDA