Izmir / KONAK - Konak Müzeleri


ATATÜRK EVİ VE MÜZESİ
İzmir, 1. Kordon (Atatürk Caddesi) üzerindedir ve 1875-1880 yıllarında halı tüccarı Takfor tarafından ev olarak yaptırılmıştır.  9 Eylül 1922'de sahibi tarafından terk edilmiş ve hazinenin mülkiyetine geçirilmiştir. İzmir'e giren Türk ordusu burasını karargâh olarak kullanmıştır.
17 Şubat 1923'te İzmir İktisat Kongresi toplandığında Atatürk şahsi çalışmalarını burada yürütmüştür. Kongre bitiminde karargâh bu binadan taşınmış ve hazine binayı Naim Bey'e otel olarak kullanmak üzere kiralamıştır. 16 Haziran 1926'da İzmir'e gelen Atatürk, İsmet Paşa ile birlikte Naim Palas'ta kalmıştır.  13 Ekim 1926'da bina İzmir Belediyesi tarafından satın alınmış ve bazı yeni eşyalar da konularak Atatürk'e hediye edilmiştir. Atatürk 1930-1934 yılları arasında İzmir'e her gelişinde hep bu evde kalmış ve bir çok tarihi kararı bu evde vermiştir. Atatürk  22 Haziran 1934 te İran Şahı Rıza Şah Pehlevi ile birlikte son olarak İzmir’e geldiği zaman yine bu evde kalmıştır. İki geceyi bu evde geçirmişler ve 24 Haziran 1934 günü Balıkesir’e gitmek üzere İzmir’den ayrılmışlardır. O günden sonra İzmir’e bir daha gelmemiştir.
10 Kasım 1938'de Atatürk'ün vefatı üzerine, ev kız kardeşi Makbule Baysan'a veraset yoluyla intikal etmiştir. 25 Eylül 1940'ta İzmir Belediyesi binayı müze yapmak üzere istimlak etmiştir. Atatürk'ün İzmir'e gelişinin 19. yılına rastlayan 11 Eylül 1941 tarihinde müze törenle halka açılmıştır.  5 Ekim 1962 tarihinden itibaren müze "Atatürk İl Halk Kütüphanesi ve İzmir Şehri Atatürk Müzesi" adını almıştır. 28 Aralık 1972'de Başbakanlık Kültür Müsteşarlığı'nın 12088 sayılı yazıları ile binanın mülkiyeti İzmir Arkeoloji Müzesi'ne verilmiştir. Restore ve tanzim edilerek 29 Ekim 1978'de törenle "Atatürk ve Etnografya Müzesi" olarak ziyarete açılmıştır. Müzedeki etnografik eserler 13 Mayıs 1988'de açılan yeni Etnografya Müzesi'ne taşındıktan sonra müzenin adı "Atatürk Müzesi" olmuştur.
Bina, Osmanlı ve Levanten mimarisi karışımından meydana gelen Neoklasik tarzda bir yapıdır. Bodrum, zemin, 1. kat ve çatı katından oluşmaktadır. Dikdörtgen planlı arka cephesi revaklı, avlulu 852 m²lik bir alanı kaplayan kâgir bir yapıdır. Ön cephede 1. katta cumbası vardır. Tüm zemin kat tabanı büyük boy mermer plakalarla döşelidir. 1. katta Atatürk'ün kullanım odaları bulunmaktadır. Bunlar: Toplantı Salonu, Çalışma Odası, Yatak Odası, Misafir Odası, Berber Odası, Yaver Odası, Bekleme-Kabul Odası, Kütüphane, Yemek Odası ve Banyo’dur. Toplantı salonunda ortada yeşil çuhalı rulet masası ve etrafında 12 adet Cosmos marka sandalye yer almaktadır. Salon duvarlarına dayalı 10 adet küçük boy maun sandalyelerin arkalıklarındaki çini plakalar üzerinde Shakespeare'in eserlerinden kimi sahneler canlandırılmıştır. Çalışma odasında meşe kaplama çalışma masası ve onun üzerinde Atatürk'ün kullandığı yazı takımı vardır. Odalar bronz dolama heykeller, vazolar ve yağlıboya tablolarla süslenmiştir. Yerde Isparta ve Uşak halıları serilidir.
Adres : Atatürk Bulvarı No: 248 (eski Almanya Konsolosluğu yanı) 1.Kordon - Alsancak / İzmir
Telefon : (0232) 464 80 85        Faks: (0232) 483 28 37

Müze Broşürü Linki:http://www.izmirkulturturizm.gov.tr/Eklenti/9643,ataturk-sayfalarpdf.pdf?0
http://www.izmirkulturturizm.gov.tr/Eklenti/23989,muze-kitap-tr.pdf?0


ARKEOLOJİ MÜZESİ
İzmir'de ilk Arkeoloji Müzesi üç senelik eser toplama ve derleme çalışmalarından sonra 1927 yılında Basmane semtinde bulunan Ayavukla (Gözlü) Kilisesi'nde ziyarete açılmıştır. 1951 yılında Kültürpark’ta ikinci bir Arkeoloji Müzesi daha hizmete girmiştir. Çevresindeki antik kentlerden gelen eserlerin yoğun olmasından dolayı yeni bir müzeye ihtiyaç duyulmuştur.
Bunun üzerine Konak'ta Bahribaba Parkı içinde 5000 m²lik bir alanda yeni ve modern bir müze binası inşa edilerek 11 Şubat 1984 yılında ziyarete açılmıştır.
 Müze teşhir salonları, laboratuvarları, depoları, fotoğrafhanesi, kitaplığı, konferans salonu ile her türlü ihtiyaca cevap verebilecek şekilde düzenlenmiştir. Eserler müze binası içinde ve bahçede olmak üzere 1500 üzerindedir. Üç katlı olan müze binasında teşhir, bölümler halinde hazırlanmıştır.
En Üst Kat Teşhir Salonları:
Müzenin bu salonun birinci galerisindeki eserler Batı Anadolu’nun çeşitli yerlerinde bulunmuştur. Cam, bronz, yüzük taşları ve pişmiş topraktan yapılmış heykelcik, çanak çömlek ve kandil gibi küçük boydaki eserler gruplandırılarak vitrinlerde sergilenmiştir. Bunlar tarih öncesi çağlardan Bizans dönemi sonuna kadar kronolojik bir düzen içerisinde yer almıştır. Eserlerin buluntu yerleri kesin olarak bilinmemektedir. Bu eserler müzeye bağış, müsadere, satın alma yollarıyla kazandırılmıştır.
Teşhir salonunun galerisindeki eserler kesin olarak bilinen ve bilim adamları tarafından yapılan arkeolojik kazılar sonucu ortaya çıkmış eserlerdir. Bunlar da eğitici ve öğretici olması amacıyla kendi içindeki kronolojik düzen içerisinde sergilenmiştir. Bu kısımdaki eserler, Eski İzmir, Çandarlı, Myrina, Foça, Erythrai, Lasos antik kentlerinde yapılmış olan arkeolojik kazılarda ortaya çıkmış eserlerdir.
Ayrıca aynı katta hazine dairesi bulunmaktadır. Bu bölümde ise altın mezar hediyeleri cam ve bronz eserleri Halikarnas’da bulunmuş olan bronz Demeter’i görebiliriz. Vitrinlerin bir kısmı Arkaik, Klasik, Hellenistik, Roma, Bizans ve İslami Dönem’e ait sikkeler ile Venedik Düka’lığı sikkeleriyle düzenlenmiştir.
Bu bölümde yer alan “Altın Ağız ve Göz bantları”; ince bezemesiz yapraktan yapılmıştır. Eski Yunan inanışına göre, bir insan öldüğü zaman ağzı ve gözleri hemen kapatılırdı. Başlangıçta kozmetik bir amacı olduğu sanılan bu gelenekle, daha sonra canın (Psyche), insan bedeninin ağız, gözler ve burun deliklerinden çıktığı inancı arasında bir bağ kurulmuş olup, böylece bu geleneğin, ölümden sonraki hayatla ilgili bir anlam kazanmış olabileceği düşünülmektedir.
Orta Kat Teşhir Salonu:
Müzenin giriş katı olan bu katta mermerden yapılmış heykel ve büstler ile heykel başı portreler sergilenmektedir. Salondaki bu eserler üst katta olduğu gibi kronolojik bir düzen içerisindedir. Salonlarda bulunan 8 adet vitrin içerisinde, yine mermerden yapılmış küçük boyutlardaki eserler kendi aralarında gruplandırılarak teşhir edilmiştir.
Salonun girişindeki Erythrai’de bulunmuş olan Kore Heykeli antik çağdaki büyük boy mermer heykellerin ilk örneklerinden olması nedeniyle Kyme’de bulunmuş olan Bronz Atlet Heykeli ise, bulunan ender bronz örnekler olduğundan ayrı bir önem taşımaktadır. Bu salon eserleri ile Batı Anadolu’yu tam anlamıyla temsil etmektedir.
Alt Kat:
Bu katın bir bölümü mezar kültürlerine ayrılmıştır. Diğer bölümlerde çeşitli tarihlerde pişmiş toprak ve mermerden yapılmışlahitler ve mezar stelleri sergilenmektedir. Lahitler arasında antik dünyada lahitleriyle ün yapmış, pişmiş toprak Klazomenai lahitleri görülebilir. Salondaki geç Helenistik mezar stelleri dünyanın en zengin koleksiyonlarındandır. Helenistik devrin önemli yapılarından ‘’Belevi Mezar Anıtı’’ tavan kaset kabartmaları da bu salondadır. Salon sonunda artık tamamen İzmir kentinin merkezinde kalmış olan, Agora Ören Yeri’nde bulunan Poseidon, Demeter ve Artemis’den meydana gelen yüksek kabartma heykel grubu güzel olduğu kadar İzmir’de bulunmuş olması nedeniyle salonun çarpıcı örnekleri arasında yer alır. Bu görünümü ile İzmir Arkeoloji Müzesi, Batı Anadolu’nun Prehistorik çağlardan bugüne kadar geçirdiği uygarlıklar ve kültür dönemleri hakkında yeterince bilgi vermektedir. Ayrıca antik devirlerin sanat anlayışını ve bu alandaki üstünlüğünü de örnekleriyle sergileyen Türkiye’nin belli başlı müzeleri arasında yerini alır.
İzmir Arkeoloji Müzesi ; Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın teknik uygulamadan sorumlu Program Otoritesi olduğu , Avrupa Birliği ve Türkiye Cumhuriyeti tarafından ortaklaşa finanse edilen, "Sivil Toplum Hizmeti: AB-Türkiye Kültürlerarası Diyalog-Müzeler Hibe Programı" kapsamında destek almış Program ile  "E-MUSE" olarak hizmet vermektedir. E-MUSE yani “Elektronik Müze Rehber Sistemi” ile artık baktığınız eserin bilgisini dijital kulaklıklardan dinleyebiliyorsunuz.
Adres: Halil Rıfat Paşa Cad (Birleşmiş Milletler Cad.-Varyant) No: 3/A Konak / İzmir
Telefon : (0232) 483 72 54 - 489 07 96     Faks: (0232) 483 28 37

Müze Broşürü Linki: http://www.izmirkulturturizm.gov.tr/Eklenti/9642,arkeolojisayfalarpdf.pdf?0
http://www.izmirkulturturizm.gov.tr/Eklenti/23989,muze-kitap-tr.pdf?0
İngilizce Broşür Linki: http://www.izmirkulturturizm.gov.tr/Eklenti/23988,muze-kitap-en.pdf?0

ETNOGRAFYA MÜZESİ
Müze İzmir Arkeoloji Müzesi ile aynı bahçe içinde, karşılıklı konumdadır. Bina, 19. yüzyılda Neo klasik tarzda, meyilli bir teras üzerine inşa edilmiştir. Bizans mimarisinin süslemelerinden izler taşıyan, 1565 yılında yapılan Bahribaba Musevi Mezarlığı üzerinde bulunan yapının öyküsü 1831 yılında başlıyor. Vebalılar için St. Roch Hastane ve Manastırı olarak inşa edilen yapının mimarı ne yazık ki bilinmiyor.
Bu alanda Fransız’lar tarafından inşa edilen yapıda; Efes’ten getirilen bloklar ve mermer mezar taşları kullanılmıştır. Yapının mimari tarzı konusunda Neo klasik tarzdan Neo Gotik tarza dair değişik görüşler olmakla birlikte Bizans mimarisinden esinlenen süslemeleri dikkat çekicidir.
Bu yapı 1845 yılında Fransız’lar tarafından bir bölümü fakir ve kimsesiz Hıristiyanların bakılması için, bir bölümü de Doğum Evi ve Zührevi Hastalıklar Hastanesi olarak kullanılmıştır. Fakat önce sadece Doğum Evi olarak bilinen yapı daha sonraları; “Hangi kadın gider orada doğum yapar; elbette doğacak çocuğun babası belli olmayan…” düşüncesinin etkisiyle halk ağzında “Piçhane” olarak anılmaya da başlamıştır.
Bu bina, Cumhuriyet’in ilk yıllarında yetimhane olarak kullanılmaya başlanmış, daha sonra Hıfzısıhha Müessesesi ve Sağlık Müdürlüğü hizmet binası olarak kullanılmıştır.  2 Aralık 1984 tarihinde Kültür ve Turizm Bakanlığı'na Etnografya Müzesi olarak düzenlenmek üzere devredilmiştir. 29 Ekim 1978 tarihinden itibaren İzmir Atatürk ve Etnografya Müzesi'nin alt katında teşhir edilmekte olan etnografik eserler 1985-1987 yıllarında restore edilen bu binada sergilenmeye başlanmıştır.
Teraslı bir zeminde yükselen binaya mermer merdivenlerle girilmektedir. Giriş kapısından başlayan kule tipi taş yapı oldukça görkemli bir görünüşe sahiptir. Binanın dört tarafında 1. ve 3. katta kemerli 2. katta kemersiz pencereler bulunmaktadır. Bu da binanın çok aydınlık olmasını sağlamaktadır.  İki yanı mermer sütunlu, üzerinde Bizans Dönemi’ni yansıtan süslemeler bulunan kapıdan girilen sahanlık bölümünden başlayıp helozonik olarak yükselen merdivenin mermerleri Efes’ten gelmiştir.
Etnografya Müzesi’nde İzmir ve yöresinin 19. yüzyıldaki sosyal yaşamından kesitler verilmesi amaçlanmıştır. Bu nedenle, endüstrileşme ile birlikte bugün artık yok olmaya yüz tutmuş, nalıncılık, tenekecilik, çömlekçilik, göz boncukçuluğu, tahta baskıcılık, halı dokumacılığı, urgancılık, keçecilik ve saraciye gibi el sanatları sergilenerek tanıtılmaktadır.
Birinci kattaki İzmir’in ilk Türk Eczanesi (İttihat Eczanesi) ve keçecilik, nalıncılık ve tenekecilik sanatlarının örnekleri ile İzmir’in meşhur şerbetçisi (Demirhindi) bu bölümden ziyaretçileri selamlamaktadır.
İkinci katta bulunan 19. yüzyıl gelin odası ahşap kaplı tavanı ile o yıllardaki doğal haliyle izleyenlerin hayranlığını topluyor. Bu bölüme girmeden soldaki bölümdeki vitrinde de farklı yörelere ait çeşitli bebekler sergilenmektedir. Bu bölümün devamında; gelinlik vitrinleri, oturma odası sünnet odası, mutfak malzemeleri vardır. 2. bölümde, Ege Bölgesi gelin başları, kadın süs eşyaları, Osmanlı Dönemi sikkeleri, el yazması kitaplar ve yazı takımları ile devrin silah örnekleri, ok, yay, zırh, kama, tabanca vb. bulunmaktadır. Ayrıca halı tezgâhı ve çeşitli yörelerden halı örneklerinin sergilendiği iki bölüm de ziyaretçilerin oldukça ilgisini çekmektedir.
Adres: Halil Rıfat Paşa Cad (Birleşmiş Milletler Cad.-Varyant) No: 3/A Konak / İzmir
Telefon : (0232) 483 72 54 - 489 07 96     Faks: (0232) 483 28 37

 Müze Broşürü Linki: http://www.izmirkulturturizm.gov.tr/Eklenti/9644,etnografya-sayfalarpdf.pdf?0
http://www.izmirkulturturizm.gov.tr/Eklenti/23989,muze-kitap-tr.pdf?0
İngilizce Broşür Linki: http://www.izmirkulturturizm.gov.tr/Eklenti/23988,muze-kitap-en.pdf?0

RESİM VE HEYKEL MÜZESİ

İzmir Devlet Resim ve Heykel Müzesi, 09 Eylül 1952 yılında Kültür Park içerisinde galeri olarak açıldı,daha sonra Atatürk Bulvarı’ndaki yerine taşınan galeri ,plastik sanatlar alanında devletin İzmir’e yaptığı ilk hizmettir. İzmir Devlet Resim ve Heykel Müzesi Müdürlüğü ;İl Kültür veTurizm Müdürlüğü ve İzmir Valiliği vasıtasıyla Kültür Bakanlığı ve Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğü’ne bağlı olarak faaliyet göstermektedir.

Galerinin açılmasıyla birlikte hem İzmir’deki sanatçıların eserlerini sergileme imkanı doğmuş hem de her yıl düzenlenen Devlet Sergileri İzmir’de de sergilenme imkanı bulmuştur.Kurulduğu yıldan itibaren sergi faaliyetleri de amatörlere yönelik resim kursları da düzenleyen İzmir Resim-Heykel Müzesi ve Galerisi, kentin sanat hayatına canlılık getiren önemli katkılar da sağlamaktadır.

İzmir Resim ve Heykel Galerisi 1973 yılında Müdürlük görevini yürüten Turgut Pura’nın çabalarıyla galeriden müzeye dönümüş  ve Konak’taki yeni binasına taşınmıştır. Müzenin bugün sahip olduğu zengin resim ve heykel koleksiyonunun oluşmasında Turgut Pura’nın büyük emeği vardır.

Resim ve heykel Müzeleri; müze teşhir salonu, periyodik sergilerin düzenlendiği galerileri, sanat atölyeleri ve sanat kitaplığı ile akademi gibi çalışan kompleks yapılardır.İzmir Resim ve Heykel Müzesi de bu işlevini Konak’taki binasında 30 yıl boyunca kesintisiz sürdürmektedir.
İzmir Resim ve Heykel Müzesinde ihtisas kütüphanesi,iki galerisi ve 300’ü aşkın kursiyerlerin eğitim gördüğü sanat atölyeleri ile yaşayan bir müzedir.

Müzede, 450 adet eser( 368 adet resim, 31 adet heykel, 15 adet seramik , 36 adet baskı resim ) yer almaktadır.Koleksiyonda Şeker Ahmet Paşa,Hoca Ali Rıza ,Hikmet Onat,İbrahim Çallı gibi büyük ustaların eserlerinin yanı sıra,çeşitli dönemlerden seçkin sanatçıların yapıtları da bulunmakta ve koleksiyon her geçen gün zenginleştirmektedir. Koleksiyonunda bulunan Tanzimat’tan günümüze resim,özgün baskı, heykel ve seramik sanatının ustalarının eserlerini İzmir halkıyla buluşturmaktadır.

Eski kuşak ustalarından çağdaş sanatçılara kadar çeşitli dönem ve eğilimleri yansıtan eserler,restorasyon atölyelerinde titiz bir çalışmayla zamana karşı dirençli hale getirilmektedir.
Sergi salonlarında 15 günde bir düzenlenen iki sergi salonu ile plastik sanatların en iyi sanatçılarının eserlerini sanatseverlerinin izlenimine sunmaktadır.

Müze kavramı çağımızda yeni boyutlar kazanmış olup Çağdaş Sanat Müzeleri değerli sanat ürünlerini toplama koruma işlevinin yanı sıra eğitime, araştırma ve yaratıcı gücü geliştirme çabalarını sürdürmektedirler. Güzel Sanat etkinliklerini değerlendirmedeki tutum ve tavırları ile de kültürel gelişimi biçimleyen bir kurum olarak belirlenebilirler.Müzeler bir bakıma canlı uygarlık anıtları, ölçütleridir. Bir ülkenin geçmişteki değerlerine saygısı ,onları koruma ve sergileme özeni, kültürel oluşuma katkı ve ilgisini gösterir. Bu da o ülkenin yarın ki yaşam düzeyi üstüne yargılarda bulunabilme olanağı sağlar. Çağdaş müzecilik olgusu sanatın ilgi alanını genişletmek amacını da içerir; sınırlı bir seyirci çevresi yerine geniş halk kitleleri ile bütünleşmek istemindedir.
Müze, yaşamı sanat yoluyla zenginleştirir; güncel bunalım ve sorunların ötesinde dünyaya daha geniş bir açıdan bakabilme olanağı sağlar,yaratıcı hayal güçlerini geliştirir.Çağdaş sanat müzeleri bu görevi de üstlenirler.Amaç insan varlığının tümüyle gelişmesidir. Çağdaş sanat müzelerinin en belirgin özelliği güncel yaşamın sorun,inanış ve davranışlarını yansıtması en yoğun etkinliği de toplumun düşünce ve güzel duyularını yansıtan sanatçıların yapıtlarını sergilemesidir. İzmir Resim ve Heykel Galerisi’nde tüm bu yenilikleri görmeniz mümkündür.

Resim ve heykel Müzesi ve Galerisi’nde ;
Plastik sanatlar zevkini yaymak ve geliştirmek
Tanzimat’tan günümüze plastik sanatların seçkin örneklerini sergilemek
Sanatçılarımıza plastik sanat eserlerini sergileme kolaylığı sağlamak
Halka ve sanatçılara dünya plastik sanatını ve eserlerini tanıtmak
Halkımıza gerçek plastik sanat eserlerini ayırt edecek beğeni kriterlerini kazandırmak
Mahalli imkanları değerlendirerek plastik sanatlar alanında konferans,açık oturum,film ve dia gösterileri düzenlemek
Halktan ve çevre okul öğrencilerinden Güzel Sanatlarla ilgilenenleri ve ayrıca sanatçılara sanat atölyelerinden faydalanma imkanı sağlamak
Müze binası içinde plastik sanatlarla ilgili kütüphane oluşturmak
Yetenekli sanatçıları desteklemek ve tanıtmak
Plastik sanatlar alanında kurs ve seminerler düzenleme  gibi faaliyetler  yapılmaktadır.

Resim, Baskıresim, Heykel, seramik, Türk Süsleme Sanatları kurslarında; iki yıl devam eden kursiyerlere sertifika verilmektedir. Her yıl yaz aylarında düzenlenen Güzel Sanatlar Fakültelerine hazırlık kurslarına ise yoğun katılım olmaktadır. Müze bünyesinde sanat ve sanat tarihine ait çok sayıda kitabın bulunduğu kütüphane,araştırmacılar ve öğrenciler için zengin bir kaynak oluşturmaktadır.
Sanat atölyelerinde yeni sanatçıların sanat dünyasına katılmasını sağlamıştır. Gençleri, güzel sanatlara hazırlık kursları ile üniversiteye kazandırmıştır. Düzenlediği Hafta sonu 05-12 yaş grubu çocuk sanat eğitimi için düzenlenen kurslarda,çocuklara resim eğitimi verilmekte; müze ile kaynaşıp, müzeyi sevmeleri amaçlanmaktadır. Müzemizde plastik sanatlarla ilgili konferanslar düzenlenmekte, etkinlikler yapılmaktadır.



TARİH VE SANAT MÜZESİ


İzmir Tarih ve Sanat Müzesi, İzmir Arkeoloji Müzesi’nin teşhir kapasitesinin dolması sebebiyle, Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü’nün rehberliğinde, İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından Kültürpark’taki eski müze binası ve yanındaki iki bina yeniden onarılarak, Kültür ve Turizm Bakanlığı’na devredilmiştir. Müze, Kültürpark içinde, 3.820 m2 kapalı, 9.500 m2 açık olmak üzere toplamı 13.320 m2 alan içinde yer alır. Müze 2004 yılında açılmıştır. 

Müze, tek kat üzerine 3 ana bölümden oluşmaktadır. Bu bölümler: Taş Eserler Bölümü, Seramik Eserler Bölümü ve Kıymetli Eserler Bölümü’dür.

Taş Eserler Bölümü
İzmir ve yakın çevresindeki ören yerlerinden heykeller, kabartmalar sergilenmektedir. İki kattan oluşan bu bölümün zemin katında Arkaik, Klasik, Helenistik, Roma ve Bizans dönemlerine ait heykeltıraşlık eserleri ile mimariye bağlı plastik eserler sergilenmektedir. Bölümün sol salonu Smyrna’ya ayrılmıştır.Özellikle Smyrna heykeltıraşlık okulunun etki ve özelliklerini adım adım izlemek mümkündür. Mezar kültürü ile Helenistik ve Roma çağına ait, bölgenin özelliklerini taşıyan değişik tiplerde lahit ve mezar stelleri birbirine bağlantılı iki ayrı mekanda sergilenmektedir.

Alt katta; Arkaik Dönem taş eserleri, özellikle; kutsal alanlara sunu olarak ya da mezar taşı olarak dikilen büyük boyutlu Kore ve Kouros heykelleri yer alır. Müze’de, Klasik Döneme tarihlenen tek heykeltıraşlık eseri, girişte geniş bir alanda sergilenen, İzmirli hemşerimiz, Homeros’a ait olduğu düşünülen ünlü düşünür ve yazar heykelidir.

Agora’ya ayrılan bölümde Agora’nın mimari eserlerinin yanı sıra heykeltıraşlık eserlerine de bu bölümde yer verilmiştir. İzmir tarihine ışık tutacak yazıtlar bu bölümden sonra gelmektedir. Artemis-Poseidon-Demether Kabartması, Roma Dönemi’nin seçkin eserleri arasında yer alan Nehir Tanrısı Kaistros’u gösteren heykel, İzmir Metrosu Basmane İstasyonu’nun inşaatı sırasında ortaya çıkarılan yazıtlar,  Üst katta Metropolis Kazısı’ndan çıkarılan çeşitli heykeller, yuvarlak ve dikdörtgen sunakların yer aldığı Metropolis Salonu, Teos Dionysos Tapınağı’na ait frizler ile Miletos Tiyatrosu’nun kabartmaları, Helenistik ve Roma Dönemleri’ne ait başlar, Belevi Mezar Anıtı’nın Kabartmaları, çeşitli başlar ve adak steller sergilenmektedir.

Zemin katta iki ayrı salon, gladyatörler ve Olimpiyat oyunlarına ayrılmıştır. İzmir’de çağlar boyu her iki oyunun da düzenlediği ve ilgi çektiği günümüze ulaşan yazıt ve kabartmalardan anlaşılmaktadır. Bölümün ikinci katı, İzmir çevresindeki Millet, Metropolis ve Afrodisias gibi antik kentlerin eserlerine ayrılmıştır. Ayrıca tanrı, tanrıça, imparator ve kahramanlara ait heykeltıraşlık eserleri sergilemektedir.

Seramik Eserler Bölümü
Bölüm iki kattan oluşmaktadır. Başta Smyrna Topraklı Höyüğü olmak üzere, İzmir çevresindeki Prehistorik yerleşimlerden, Bizans Dönemi’nin sonuna kadar olan buluntular ve seramik parçaları sergilenmektedir. 
Alt katta; İzmir çevresindeki Prehistorik yerleşimler olan Baklatepe, Limantepe, Kocabaştepe ve Panaztepe’den gelen seçkin eserler ile İasos (Güllük), Phokaia (Foça), Klazomenai (Urla), Kyma (Aliağa), Erythrai (Ildırı) ve Pitane (Çandarlı) antik kentlerinin seçkin seramik eserleri, Smyrna Agorası’ndan gelen Roma ve Bizans Dönemleri’ne ait çeşitli buluntular vitrinlerde sergilenmektedir.

Ayrıca burada İzmir’in kara ve deniz ticaretinin geçmişini ve önemini vurgulamak için, limana yaklaşan bir yük gemisi ve getirilen malın satışını sağlayan sembolik dükkanlar yer almaktadır.

Üst kat Bayraklı yerleşmesine ayrılmıştır. Söz konusu bölümde, İzmir kentinin yaklaşık 7000 yıllık geçmişine ait seramik eserlerinin özellik ve güzelliklerini adım adım izlemek ve bilgi edinmek mümkün olabilecektir.

Kıymetli Eserler Bölümü
Bu salonda üç ayrı bölümde muhtelif malzemeden yapılmış İzmir ve çevresinin en nadide eserleri sergilenmektedir.Salonun sağ bölümünde MÖ.6.yüzyıldan başlayarak Osmanlı Dönemi’nin sonlarına kadar altın, gümüş ve bronz sikkeler yer almaktadır. Salonun ortasında kapalı bir mekan hazine dairesine ayrılmış olup, burada Erken Tunç Çağı’ndan Bizans Dönemi’ne kadar olan altın, gümüş ve kıymetli taşlardan oluşun takılar bulunmaktadır.

Salonun sol bölümünde ise pişmiş toprak, cam ve madeni eserler ayrı ayrı vitrinlerde yer almaktadır.

Adres: Kültür Park Fuar Alanı (Montrö Kapısı) - Alsancak  /İzmir
Telefon: (0232) 445 68 18        Faks: (0232) 483 28 37

Müze Broşürü Linki: http://www.izmirkulturturizm.gov.tr/Eklenti/23989,muze-kitap-tr.pdf?0
İngilizce Broşür Linki: http://www.izmirkulturturizm.gov.tr/Eklenti/23988,muze-kitap-en.pdf?0


KONAK’TAKİ ÖZEL MÜZELER


AHMET PRİŞTİNA KENT ARŞİVİ VE MÜZESİ

İzmir Kent Arşivi ve Müzesi, dönemin İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı merhum Ahmet Piriştina’nın 1999 yılındaki seçimlere girerken hazırladığı bildirgede, yapmayı taahhüt ettiği projeler arasında yer almaktaydı. Bildirgenin sunuş bölümünde bu konuyu, ‘Tarihsel ve geleneksel değerleri titizlikle korumak ve değerlendirmek; kent arşivini çağdaş yöntemlerle bir belgelikte derlemek’ sözleriyle dile getirmiştir. Bu kapsamda, arşiv ve müzenin bilimsel kriterlere göre yapılandırılma projesi, 2000 yılında başlatılmış ve yer olarak da, 1932 yılında inşa edilen İzmir İtfaiyesi Merkez Binası seçilmiştir.
Binanın restorasyon çalışmaları, 8 Şubat 2002 tarihinde yapılan bir törenle başlatılmış olup 2004 yılı Nisan ayı başına kadar devam etmiştir. İzmir Büyükşehir Belediyesi Kent  Arşivi ve Müzesi; tefriş, donanım ve sergi çalışmalarının tamamlanmasının ardından, 10 Ocak 2004 günü yapılan törenle açılmıştır.
Türkiye’de bir ilk olan ve açıldığı günden itibaren büyük ilgi gören kurum, aynı zamanda da İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne ait bir arşiv görevi görmektedir. Bina bir anlamda, hem resmi bir kurum hem de kamusal hizmet veren dışa dönük bir kentsel kültür unsuru olarak varlık göstermektedir.
Kent Müzesi, kentin tarihini görsel olarak sunan bir birimdir. Kent Arşivi aracılığıyla sergilerde kullanılan görsel materyaller, İzmirlilerin kent bilincine katkıda bulunmak açısından önem taşımaktadır. Kent tarihi ve kültürünün en geniş ve en parlak paylaşıma sahip vitrininin Kent Müzesi olduğu, son yıllarda dünya genelinde kabul edilen bir gerçek olarak dikkati çekmektedir. Bu müzeler bir anlamda kentsel belleğin gösteri sahnesidir. Dolayısıyla Kent Müzesi, sadece teşhir mekanı değil, aynı zamanda kültürel etkileşim ve yönelimin hakim olduğu bir kamusal alandır. Üstelik bu kamusal alanın nasıl düzenleneceğine karar vermek ve onu değiştirmek isteğe bağlıdır. Sergiler, istenildiğinde yeniden düzenlenebilmekte ve hedef kitlesine göre tekrar tekrar değiştirilebilmektedir. Bu nedenle İzmir Kent Müzesi, durağan bir obje müzesi olarak değil, sınırsız sayıda ve formda sergi yapılabilen bir "okunur müze" olarak tasarlanmıştır.
Çalışma Saatleri :
Kış Dönemi / 08:00 - 17:00
Yaz Dönemi / 08:30 - 17:30

Adres : Şair Eşref Bulvarı No: 1/A Çankaya - İZMİR
 Tel.: 0(232) 293 39 00 - 01
 (Faks): 0(232) 441 30 39
 E-posta: apikam@apikam.org.tr
 Websitesi: http://www.apikam.org.tr/

Kaynakça: http://www.apikam.org.tr/anasayfa


KADIN MÜZESİ
Konak Belediyesinin beşinci butik müzesi olan Kadın Müzesi 23 Ocak 2014’te açılmıştır. Müze 19.yy dönem evlerinin karakteristik özelliklerine sahiptir. Avrupa ve geleneksel Türk mimarisinin ögeleri bir arada kullanılmıştır. Neoklasik üsluptaki cephenin cumbayla zenginleştirilmesi bazı kaynaklarda ‘’İzmir Evi’’ ya da ‘’Etkileşim Evi’’ olarak sınıflandırılan türe işaret etmektedir. Müzenin bulunduğu yapı; kabul bölümü , hizmetli ve yaşam olmak üzere üç kattan oluşan tarihi bir binadır.

Müze Anadolu kadınının unutulan geçmişini, gücünü tüm dünyaya hatırlatmak, Anadolu kadınının yaratıcılığını ortaya çıkarmak, kendine güvenini desteklemek, kendi geçmişine ait anıların canlandığı özel bir mekan yaratma amacındadır.
Müze Sergi Alanları
Giriş duvarlarında yer alan 19. Yüzyıla ait altın sırma işlemeli kaftan, bindallı ve cepkenler hayranlık uyandırıyor, holde Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün 1929 yılında Ankara Palas’da manevi kızı Nebile Hanımın düğününde Nebile Hanım ile dans ederken çekilmiş fotoğrafı yer alıyor.
1.kat / Geçmişten Günümüze Kadın
Günümüz sanatçılarının kadını anlatan eserleri bulunmaktadır. Geçmişten günümüze kadınların fotoğrafları, dergiler, bilgiler ve belgeler yer almaktadır.
Antik Dönemde Anadolu’da Kadın
İlk kadın ve mitoloji, anatanrıçalar, amazonlar görsellerle desteklenerek anlatılmaktadır. Antik dönemde Anadolu'da kadının sosyal konumunun dönemlere göre değişiklik gösterdiği görülmektedir.
Antik dönemde Anadolu kadınına ilişkin bilgiler, çoğunlukla kazılar ile ortaya çıkarılan eserlerden elde edilmektedir. Bu eserler yani steller, takılar, seramikler, mozaikler, freskolar ve benzerleri antikçağda kadının yaşamının izini sürmemize yardım etmektedirler.
Videoart Odası’nda da “Kadını” anlatan çeşitli videolar gösterilmektedir.
Bahçe
Tarihte ilklere imza atmış Türk kadınlarımızdan Halide Edip Adıvar, Cahide Sonku, Füreya ve Afife Jale’nin maskları yer almaktadır. Nazım Hikmet’in şiiri ile birlikte bir bank üzerinde heykeli bulunmaktadır.
Kütüphane
Kadınları anlatan ve kadın yazarlara ait kitapların yanı sıra çeşitli kadın dergileri yer almaktadır.
2.kat / Protesto ve Kadın Odası
Kadınların toplumsal yaşamdaki çeşitli direnişleri öyküleriyle birlikte yer alıyor. 1828 senesinde ekmeğe zam yapıldığını, İzmirli kadınların çocuklarıyla birlikte sokağa dökülüp protesto gösterisi yaptığını, kadınların isyanı üzerine dönemin valisi Hasan Paşa’nın ekmek zammını geri aldığını anlatan dokümanlar sergilenmektedir.
Koleksiyon Eserler Odası
Osmanlı ve Cumhuriyet döneminden eşyalar, bilgiler ve koleksiyon eserler yer almaktadır. 
Öncü Kadınlar Odası
Osmanlı ve Cumhuriyet döneminden bilimden sanata öncü olmuş kadınlarımızın objeleri, biyografileri ile beraber görselleri yer almaktadır.
Geçici Sergi Salonu’nda da Kadınların yaptığı ve kadını anlatan sergiler yer almaktadır.


Adres : 1298 Sokak, No:14, Basmane / İZMİR
Telefon : +90 232 484 0 481
www.izmirkadinmuzesi.com

Kaynakça: http://kultursanat.konak.bel.tr/TR/EtkinlikMerkezi/14/izmir-kadin-muzesi.aspx

MASK MÜZESİ- KONAK

Hüseyin İnal Öz tarafından bağışlanan  ve Levanten kültürüne uygun olarak inşa edilen tarihi bina Konak Belediyesi tarafından restore edilmiş ve Türkiye’nin ilk Mask Müzesi olarak 10 Mayıs 2011 tarihinde Alsancak semtinde ziyarete açılmıştır. Müze’de Anadolu ve dünya kültürüne ait 300’ün üzerinde mask bulunmaktadır.

Müze, Anadolu ve Dünya Kültüründe, teatral ve dinsel törenlerde kullanılan maskları korumayı ve sergilemeyi amaçlar. Toplumun kültürel mirasını toplamak, korumak, eğitim amaçlı hizmete sunmak, bilimsel araştırmalara yardımcı olmak ve bunların tanıtımını yapmayı amaçlamaktadır.

Müze korumasında olan eserler, nitelik ve nicelik açısından değerlendirilip konseptine göre özel tasarım olan vitrinlerde sergileniyor. Eserler konu, önem ve müzede yer alma durumlarına göre süreli olarak sergilenirler.

Müze koleksiyonu Müjdat Gezen, Ertuğrul Özkök, Hıfzı Topuz, Sunay Akın, Pervin Özdemir, Erdoğan Aşıcı ve koleksiyoner bağışçılar tarafından sağlanan eserler ile kalıcı bir arşive sahip olmuştur. Eserlerin sergilendiği farklı salonlar bulunmaktadır. Bunlar;

Etnik Mask Salonu
İki kattan oluşan müzenin birinci katında yer alır. Müzenin genel yapısı etnik masklardan oluşmaktadır. Sergilenen masklar dünyada topluluklar tarafından teatral, dinsel amaçla kullanılan masklar bölgelerin kabile gruplarına ait olup teşhir edilen 80 mask ve 2 adet heykel yer almaktadır. Müze koleksiyonuna her geçen gün yeni masklar katılmaktadır.

 Kumba Karna Barong’s Maskesi/ Dilli Barogs: Her yeni yılda yeniden doğan Barong’s Bali inancına göre sadece bir gün yaşar. Buna rağmen tüm kötülükleri ve kötü ruhları uzaklaştırır. Hanuman Maskı: Ramayan destanının baş aktörü Raman’ın en büyük yardımcısı Hanuman’dır. Hint kültürünün sevilen kahramanlarından biridir. Midujan Maskesi: Malezya’da hasat sonrası yapılan bereket törenlerinde takılır.
Çocuk Maskları Koleksiyonu Bölümü
Müzede Sunay Akın Çocuk Maskları koleksiyonu yer alır. Oyunlarda çocukların canlandırdıkları karakterlerde kullanılan, yüze takılan plastik masklar sergilenir.
Anadolu Maskları Salonu
Müzede ikinci katta yer alır. Anadolu’da hala törenlerde kullanılan ‘Kalo Gağan’ ve ‘Kose Gelin’ mask ve kostümleri ve müze projeleri kapsamında oluşturulan sergiler de burada sergilenmektedir. Müze bu konuyla ilgili hazırladığı belgeseli izleyicilere sunar. Kalo Gağan Maskı: Gağan şenliklerinin baş aktörü Kalo Gağan’dır. Kalo Gağan gerek anlam gerekse özellik bakımından Hızır ve Noel Baba’ya benzer kişiliktir. Yardımsever ve barışçı özellikler taşır. Kalo, ihtiyar erkek anlamına gelmektedir.
İz Bırakanlar Salonu
Müzede 2. katta yer alır. Dünyada ve ülkemizde tanınmış kişilerin maskları çağdaş malzeme ve teknik ile uygulanmıştır. Dario Moreno, Nazım Hikmet, Homeros, Manisa Tarzanı, Aşık Veysel, Deniz Gezmiş gibi tarihimizde iz bırakan isimlerin maskları yer alıyor.
Ölüm Maskları ise ölü insanın yüzünden alınan orijinal boyutlardaki mask kalıbıyla elde edilmiştir. Müzemizde Aziz Nesin ve Tevfik Fikret’in ölümlerinden hemen sonra alınan gerçek boyuttaki maskları sergilenmektedir.



Geçici Sergi Salonu
Müze koleksiyonuna farklı sanat alanlarından yapılmış işler kazandırılarak ünlü sanatçıların müze sergilerinde yer alması sağlanmaktadır. Şimdiye kadar bu salonumuzda pek çok ulusal ve uluslararası çağdaş sanatçının eserleri sergilendi ve sergilenmeye devam ediyor. Son olarak Mimar Sinan Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Resim Bölümü Öğretim Görevlisi Doç. Dr. Mustafa Orkun Müftüoğlu’nun ‘Çığlık’ isimli resim sergisi izleyenlerin beğenisine sunulmaktadır. 
Mask Atölyeleri
Müzede bireylerin kendilerini sanat aracılığı ile ifade etmelerini, yeteneklerini geliştirmelerini, edindikleri bilgi ve becerilerle ekonomik yaşamlarına katkı sağlayacak olanaklar sunması amacıyla Mask Atölyesi, Pervin Özdemir Seramik Mask Atölyesi, Deri Mask Atölyesi, Geri Dönüşüm Atölyesi, Sanat ve Tasarım Atölyeleri yaşama geçirilmiştir.
Aynı zamanda yaşam boyu eğitimi amaçlayan müze, programları tüm yaş gruplarına göre planlar. Etkinlikler yılın her ayı programlanarak workshop, söyleyişi ve görsel sunumlar şeklinde yapılmaktadır.
Kitaplık
Müze, kültür ve sanat içerikli kitapları arşivleyerek zenginleşmekte ve güç kazanmaktadır.


Adres : 1448 Sokak No: 22 Alsancak / İZMİR
Telefon: (232) 465 31 07
www.izmirmaskmuzesi.com

Kaynakça: http://kultursanat.konak.bel.tr/TR/EtkinlikMerkezi/19/izmir-mask-muzesi.aspx


NEŞE VE KARİKATÜR MÜZESİ

Müze; Konak Belediyesi tarafından  üçüncü butik müze olarak aslına uygun şekilde onarılan eski bir köşkte, 20 Ocak 2011 tarihindeki ilk sergisi “Akdeniz Neşesi” ile hizmet vermeye başlamıştır.Müze binası  zemin, ara ve 1. kat ile bahçeden oluşmaktadır. Mizahın ulaşabildiği tüm bireylerin, 7’den 77’ye herkesin izleyebileceği, keyif alacağı ve neşeleneceği bir müze olarak tasarlanmıştır.

Mizahın en az “eleştirel” gücü kadar, “barışçıl” yani “birleştirici” gücünü de öne çıkarmak ve neşeli bir kültür kurumu yaratabilmek müzenin en önemli amacıdır. Aynı zamanda; İzmir’in, Türkiye’nin ve özellikle de Akdeniz’in görsel alandaki mizahi birikimini değerlendirmek, seçkin örneklerini saklayarak korumak, gelecek kuşaklara ulaştırmak ve bunu yerelden evrensele uzanan bir çizgide paylaşmak da amaçlamıştır.
Müze Sergileme Alanları
Müze girişinde İzmir’in simgesi Saat Kulesi karikatürü uçan güvercinler ile müzemizi ziyaret eden mizahçıların orijinal imzalarını taşımaktadır.
Geçici Sergi Salonu
Mizah ustalarından ve sanatçılardan değişen sergiler yer almaktadır. Prof Zihni Sinir tasarımcısı Karikatürist İrfan Sayar gibi tasarımcılığın son noktasında bir sergiye ev sahipliği yapmıştır. 33 yıldır yapılan uluslararası Nasrettin Hoca Karikatür Yarışması sergisi de İzmir’de ilk defa Konak Belediyesi Neşe ve Karikatür Müzesi’nde açılmıştır.
Ana Sergi Salonu
Koleksiyon eserler, Eflatun Nuri’ye ait orijinal Nasrettin Hoca Animasyonu ve kişisel çizim eşyaları, Güngör Kabakçıoğlu’na ait Çocuk Karikatürleri ve Niyazi Yoltaş’a ait daktilo gibi Türk karikatürünün önde gelen sanatçılarının eserleri, birçok yerli ve yabancı karikatüristin orijinal eseri ile dünya karikatür örneklerini en uygun koşullarda arşivlemektedir. Bahçe duvarlarında tanınmış yüzlerin portre karikatürleri devamlı sergilenmektedir. 1870 yıllarında Diyojen ile başlayan mizah dergisi arşivinden Karagöz dergisi izleyicilerin sürekli beğenisine sunulmaktadır.
Müze Kütüphanesi
Türk ve dünya mizahını –görsel ve metinsel olarak– içeren kitap, albüm, katalog, broşür, dergi, plak, efemera gibi belgeleri ile araştırmacılara da katkı sağlamayı hedeflemektedir. Kütüphanede bugüne kadar yapılan ulusal ve uluslararası yarışma albümleri ve katalogları, Türk karikatür ustalarının karikatür albümleri ve dergiler yer almaktadır. Şair Eşref, Eflatun Nuri, Adile Naşit gibi İzmir’de yaşamış mizah sanatçılarının resimleri kütüphane anı köşemizde sergilenmektedir. Turhan Selçuk / Abdülcanbaz, Cemal Nadir / Amca Bey, Ramiz Gökçe / Tombul Teyze, Oğuz Aral / Avanak Avni gibi karikatür tarihinde ölümsüzleşen karakterler sergilenmektedir.
Eğitim
Her yaş grubuna yönelik neşeli objeler ve karikatürler ile sürekli eğitim atölyeleri yapılmaktadır. Etkinlik odasında, Keçe Aksesuar Yapımı, Bebek Yapımı ve Atık Malzemelerden Geri Dönüşüm Atölyelerinin yanı sıra her hafta sonu komedi film gösterimi ve karikatür atölyesi yapılmaktadır. Türk mizahına emek veren ustalar her ay müzeye konuk olmaktadır.
Müzenin süreli yayını olan Neşeli Dergi ücretsiz olarak ziyaretçilerimize armağan edilmektedir.



Adres : Alsancak Mahallesi Yüzbaşı Şerafettin Bey Sokak No: 9 Alsancak-İZMİR
Telefon : +90 232 465 31 05
www.izmirneselimuze.com

Kaynakça : http://kultursanat.konak.bel.tr/TR/EtkinlikMerkezi/20/izmir-nese-ve-karikatur-muzesi.aspx


RADYO VE DEMOKRASİ MÜZESİ


Konak Belediyesi tarafından satın alınarak aslına uygun şekilde restore edilen,  Konak’ın tarihi Basmane semtinde yer alan ve duvarlarını kaplayan sarmaşıkların oluşturduğu görüntü nedeniyle Sarmaşıklı Ev olarak bilinen tarihi yapı 5 Aralık 2013 tarihinde Radyo ve Demokrasi Müzesi olarak ziyaretçilerine hizmete vermeye başlamıştır.
Müzede, geçmişten günümüze radyonun teknolojik gelişimi gözler önüne serilirken aynı zamanda Türkiye’de demokratik atılım sürecine de ışık tutulur.
Müze Sergileme Alanları
İki kattan oluşan müze koleksiyonunda vatandaşların bağışladığı 120 radyo dönemlerine göre kategorize edilerek izlenime sunulmaktadır. 1921-1939, 1939-1945, 1945-1964, 1964-1980, 1980-2002 ve sonrası olarak devam eden yılların radyo ve yayınlarının yer aldığı müzede plak ve pikaplar da yer almaktadır. Dönemlere ait odalarda interaktif radyolardan siyasi liderlerin döneme damgasını vurmuş konuşmalarını ve hit olmuş müzikleri dinlemek mümkündür.
Sergi odaları
Müzede ; 1945-1964 yıllarını kapsayan dönemde Atatürk’ün 10. yıl ve meclis konuşması, Adnan Menderes’in Yassı Ada savunması, 1964-1980’li yılları kapsayan odada Deniz Gezmiş’in mahkeme savunması, Kenan Evren’in darbe konuşması dinlenirken, Beatles, Semiha Yankı gibi döneme damgasını vuran kişiler, olaylar ve şarkılar radyolardan dinlenebilmektedir. 1970’li yıllarda İzmir Belediyesi’nde, daha sonra da Konak’ta kullanılan iki ses kayıt cihazı ile bir posta pulu makinesi de yeni nesillerin bilgilenmesi  için müzede sergilenmektedir.


Adres : Altınordu Mahallesi, 967 Sokak, No:16 Altınpark - BASMANE / İZMİR
Telefon : +90 232 484 14 83
http://www.izmirradyomuzesi.com

Kaynakça:http://kultursanat.konak.bel.tr/TR/EtkinlikMerkezi/21/izmir-radyo-ve-demokrasimuzesi.aspx



ÜMRAN BARADAN OYUN VE OYUNCAK MÜZESİ

Konak Belediyesi tarafından butik müze projelerinin ilki olan “Ümran Baradan Oyun ve Oyuncak Müzesi” dünyaca ünlü seramik sanatçısı Ümran Baradan’ın bağışladığı iki katlı evin restore edilmesiyle 17 Ocak 2010 da ziyarete açılmıştır.Oyuncakların öyküleri ziyaretçilere dünya tarihini sunarken, bir yandan da geçmişin izlerinden oluşan bir yolculuğun kapılarını açmaktadır. Müzede düşler ve bilim tarihi , oyuncakların diliyle anlatılmaktadır. Oyuncak Müzesi  çocuklara müzeleri sevdirmek açısından ayrı bir öneme sahiptir.

Müzede şair, yazar ve İstanbul Oyuncak Müzesi kurucusu Sunay Akın'ın katkılarıyla sağlanmış olan ve 1850'li yıllardan 1970'lere kadar gelen tarihsel döneme ait, teneke, tahta, kağıt ve plastik malzemelerden üretilmiş dünya tarihinin en önemli oyuncakları bulunmaktadır. Bunun yanında, dünyaca ünlü değerli seramik sanatçımız Ümran Baradan'ın ve düzenlediği yarışmalarda derece kazanan yetenekli çocukların yaptığı eserler de müzede sergilenmektedir.
Müze Sergileme Alanları 
1000 den fazla eserin sergilenmekte olduğu müze 2 kattan oluşmaktadır: Müzeye giriş, Flaman Sanatçı Pieter Bruegel'in ''Çocuk Oyunları'' tablosu ile kaplanmış ve 16.yy mimarisine uygun masa ve tabureleriyle farklı bir tasarımla ziyaretçileri karşılamaktadır.
Giriş katında 1800’lü yıllardan kalma oyuncakların yanı sıra, Ümran Baradan’ın dünyanın çeşitli ülkelerinden edindiği oyuncakların olduğu özel koleksiyonu sergilenmektedir. İkinci  kata çıktığınızda ise “ilk gerçek saçlı bebek”, Mickey Mouse’un ilham kaynağı olan “Micky fare”, sinemanın atası olan “Laterna Magica”  ve bunlar gibi daha birçok ilklerden olan bebek evleri, arabalar, peluş oyuncaklar, masal kahramanları gibi oyuncaklar yer almaktadır.
Gerçek saçlı bebekler
1920’li ve 1930’lu yıllarda  Batı ülkelerindeki yoksul aileler geçimlerini sağlamak için kendi kızlarının saçlarını oyuncak üreticilerine satıyorlardı.  Vitrindeki 1930 ABD yapımı bebek, saçları gerçek kadın saçı olan porselen bebeklerin bir örneğidir.
Bebek evleri
Günümüzde en zor bulunan oyuncak çeşitlerinden bir tanesi olan bebek evleri, içerdikleri birbirinden farklı figürler nedeniyle bunlarla oynayan çocukların düşlerini zenginleştiren, yaratıcılıklarını geliştiren ve onlara paylaşımcılığı öğreten bir özellik taşırlar. Bebek evlerinin ilk ortaya çıkışı 16. yüzyıla dayanır. Almanya’da ve Hollanda’da varlıklı ailelerin evlerini süsleyen bu minyatür evler, önceleri oyuncak olarak tasarlanmamışlardır. Bunlar dekoratif amaçlı olup, o dönemin malikânelerindeki yaşam biçimlerini sergilemektedirler. Bu dönemlerde üretilen bebek evleri, içerdikleri aksesuarlar çok küçük ve çocukların oynamaları sakıncalı görüldüğü için camekânlı dolaplar içinde sergilenmekteydi. Sonraki yıllarda çocukların oynamaları için üretilmeye başlayan minyatür evler, bebek mağazaları ya da dükkânları olarak şekil değiştirmişlerdir.
Lehman oyuncakları
Dünya oyuncak tarihinde Lehmann olarak bilinen  ve en gözde antika oyuncaklar arasında yer alan teneke figürler,  Ernst Paul Lehmann  tarafından 1881 yılında  Brandenbug, Almanya’da kurulan fabrikada üretilmeye başlamıştır. Bir düş gezgini olarak ünlenen Paul Lehmann, tasarladığı oyuncaklara toplumların sosyal,ekonomik ve kültürel yapılarını  yansıtmıştır. Lehmann oyuncaklarının ünlü logosu , teneke oyuncak preslemesinde kullanılan metal bir aletin içinde ,  Ernst  Paul  Lehmann’ın baş harflerini içeren bir figürdür.
Nuhun gemisi
Viktoria döneminde aile büyükleri çocukların pazar günleri, dini nedenlerle Nuh’un gemisi dışında kalan oyuncaklarla oynamalarının günah olduğuna inanmaktaydılar.

 Ayrıca müzede Geleneksel Türk Gölge Oyunumuz Karagöz ve Hacivat'ın tanıtıldığı bölümde, Karagöz ve Hacivat gölge oyunu, kukla tiyatroları oynatılmakta ve sanat atölyelerinde yaratıcı drama, workshoplar ve çeşitli etkinlikler yapılmaktadır.


Adres : Halil Rıfat Paşa No:31 Varyant Konak / İZMİR
Telefon : 0232 425 75 13
www.izmiroyuncakmuzesi.com

Kaynakça: http://kultursanat.konak.bel.tr/TR/EtkinlikMerkezi/22/umran-baradan-oyun-ve-oyuncak-muzesi.aspx

UŞAKİZADE KÖŞKÜ

Köşk; Uşakizade Sadık Bey tarafından İzmir Göztepe’de 1860 yılında yaptırılmıştır. Uşakizade Ailesi, yazlık ev inşa etmek üzere İzmir’in en serin yerini araştırmış ve burada, bodrum dahil üç katlı olan bu köşkü yaptırmıştır. Köşkün bodrumunda kiler ve görevli odaları, birinci katta iki salon, yemek odası ve mürebbiye odası bulunmaktadır. İkinci katta ise 4 yatak odası ve iki oturma odası yer almaktadır.

Gazi Mustafa Kemal Paşa ilk defa İzmir’in kurtuluşunun altıncı günü, 14 Eylül 1922’de Uşakizade Köşkü’ne gelmiştir. Bu gelişinde 16 gün kalan Gazi, Köşkü “Başkomutanlık Karargâhı” olarak kullanmıştır. Bu süreçte yerli ve yabancı birçok devlet adamı ve gazeteci, köşkte Gazi Mustafa Kemal Paşa’yı ziyaret etmiştir.

Zübeyde Hanım, 14 Ocak 1923 tarihinde Karşıyaka’daki Uşakizade Köşk’ünde vefat etmiştir. Annesinin ölümü üzerine İzmir’e gelen Gazi Mustafa Kemal Paşa, 29 Ocak 1923 tarihinde Latife Hanım’la Göztepe’deki bu köşkte kıyılan nikah ile evlenmiştir. Nikah; günümüz medeni nikâhının öncülüğünü yapmıştır. Nikâhtan sonra, Latife Hanım’la Batı Anadolu’ya gezi yapan Gazi, Latife Hanım’ı vatandaşlarıyla tanıştırmıştır.

Uşakizade Köşk’ünde üçüncü kalışında; “İktisat Kongresi”nin açılış hazırlığını ve açış konuşmasını yapan Gazi, eşi Latife Hanım’ı yanına alarak Ankara’ya dönmüştür. 23 Şubat 1923 tarihi, Latife Hanım’ın Ankara’ya ve Çankaya Köşkü’ne ilk gelişidir.

Gazi Mustafa Kemal Paşa’nın köşke dördüncü gelişinde ise, yanında iki Bakan konuğu vardır.

Gazi Mustafa Kemal Paşa’nın beşinci ve son gelişi; 2 Ocak 1924 - 22 Şubat 1924 tarihleri arasında gerçekleşir. Gazi’nin Uşakizade Köşkü’nde 53 gün misafir kaldığı bu dinlenme gezisi, O’nun Cumhurbaşkanı olarak İzmir’e ilk gelişi olması açısından da başka bir önem taşımaktadır.

Gazi Mustafa Kemal Paşa, beş kez konuk olduğu Uşakizade Köşk’ünde toplam 91 gün kalmıştır. Uşakizade Köşk’ü, 14 Eylül 1922 - 29 Ocak 1923 arasında “Başkomutanlık Karargâhı” olmasının onurunu günümüzde de yaşamaktadır.

Latife Hanım; Uşakizade Muammer Bey’in üçü kız, üçü erkek olan çocuklarının en büyüğüdür. 1900 doğumlu olan Latife Hanım, ilkokulu Uşakizade Köşkü’nün bahçesindeki “Camlı Köşk”te özel öğretmenlerle okumuştur. İstanbul Arnavutköy Amerikan Koleji’nde liseyi bitirdikten sonra Fransa’daki Sorbonne Üniversite’sinde Hukuk ve Siyaset eğitimi almıştır. Dört lisan bilen Latife Hanım, İzmir’in kurtuluşunu görebilmek için, Sakarya Meydan Savaşı’nın kazanılması üzerine İzmir’e dönmüştür.

29 Ocak 1923 ile 5 Ağustos 1925 tarihleri arasında Gazi Mustafa Kemal Paşa’yla 2 yıl, 5 ay, 5 gün evli kalan Latife Hanım, 13 Temmuz 1975’te İstanbul Harbiye’de vefat etmiştir. Mezarı Edirnekapı Şehitliği’ndedir.


 İzmir Özel Türk Koleji Uşakizade Köşkü'nde

Uşakizade Köşkü, İzmir Özel Türk Koleji Kurucusu Bahattin Tatış tarafından 1951 yılında Latife Hanım’dan kiralanmış ve 1991 yılına kadar eğitim amaçlı kullanılmıştır. 1979 yılında İzmir Özel Türk Koleji’nin mülkiyetine geçen köşke Tatış Ailesi tarafından restorasyon yapılması kararı verilmiştir. 1998 yılında restorasyonu Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel tarafından başlatılan Uşakizade Köşkü; 15 Haziran 2001’de Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer’in katıldığı törenle açılmıştır. Aslına uygun eşyalarla düzenlenerek ziyarete açılan köşk, 2003 yılında İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin “Esaslı Onarım Ödülü”nü almıştır.

Uşakizade Köşkü ile ilgili bilgi almak için Telefon: (0232) 244 05 00 (Dahili 210-140)


Kaynakça: http://www.usakizadekosku.com/Sayfalar/default.aspx


İSMET İNÖNÜ EVİ

İsmet İnönü’nün Malatya doğumlu babası Reşit Bey, okumak için İstanbul’a gidip hukuk eğitimi alarak ilk görev yeri olan Çatalca’ya atanır. Bu görevi sırasında Rumelili Hakkı Bey’in kızkardeşi Cevriye Hanımla 1880’de İstanbul’da evlenirler. İlk oğulları Ahmet’in doğumundan sonra İzmir’deki bir eve taşınırlar. İsmet, babası Reşit Bey’in İzmir Adliyesi’nde Sorgu Yargıcı Yardımcısı olarak görev yapmakta olduğu 1884 yılında, şu anda müze-ev olan dayısının evinde dünyaya gelir.

İsmet İnönü “Hatıralar” kitabının 1. cildinin 19-20. sayfalarında İzmir anılarını şöyle anlatır:

“Altı sene, askeri tahsilin yıl sonu tatillerini İzmir’de geçirdim. İzmir’e dayımın yanına, sılaya gidiş, benim için bahtiyarlık ve açılıp, serpilme, fırsatı olmuştur. Değirmen Dağındaki küçük, mütevazi, ev, denize karşı, hala bana dünyanın en güzel köşkü gibi görünür. Dinlenirdim, gezerdim. Fransızca gazeteler okur –Le Matin-, memleketimin dört köşesinde fevkalade bir hadise varsa, onu öğrenir takip ederdim. Nihayet, gelecek sene dersleri için biraz hazırlanır, bazen dil dersi de alırdım. Küçük dayım doktordu, edebiyat meraklısıydı. Onunla beraber bulunmak da bana zevk verirdi. Bizim nesil, açık ve kapalı edebi eserlere ve hareketlere düşkündü. İstanbul’da ve İzmir’de yasak olan bütün edebi eserleri, taşbasması olarak, köşe başlarından satın alırdık. İstediklerimizi İstanbul’da Tünel başında satılan eski kitaplar arasında çok zaman bulurduk.

İzmir, bu suretle on üç ila yirmi iki yaşlarımda benim başlıca sevgilim olmuştur. On altı sene sonra büsbütün başka şartlar içinde İzmir’e girdiğim zaman, türlü duygularım, arasında sevgiliye kavuşmak heyecanı ayrıca yer alıyordu."

Sarıhafız (Türk Yılmaz) Mahallesi Mekke Yokuşu’nda 842. Sokakta, şimdilerde İnönü Sokağı No:20’de bulunan bu ev, İsmet İnönü’nün Cumhurbaşkanlığı yıllarında o zamanki İzmir Belediye Başkanı Dr.Behçet Uz tarafından içinde oturmakta olan iki kız kardeşten Belediye adına satın alınır.

1950 sonrasında ev, İzmir Belediyesi’nce elden çıkarılmak istenince, İnönü’ye yakın olan İzmirli işadamlarından Şerif Remzi Reyent tarafından alınır. Şeref Remzi Reyent evi, yeğeni ve aynı zamanda İnönü’nün en eski arkadaşlarından Org.Ali Fuat Erden’in kızı olan Ayla Ökmen’e hediye eder. Ayla Ökmen’de evi İnönü Vakfı’na bağışlar.

Dönemin Belediye Başkanı Yüksel Çakmur’un aracılığı ile hayatta kalan kız kardeş Huzurevi’ne yatırılır. Evde onarıma girişilerek , iç düzenlemesi yapılır. Vakıf’tan sağlanan eşya ve resimler yerleştirilip, ziyarete açılır. Bu ilk onarımdan sonra ev köklü bir restorasyon gerektirdiği için Kültür Bakanlığı, Konak Belediyesi ve İnönü Vakfı’nca 1998’de konu yeniden ele alınır. Ancak restorasyon işleri,  İl Özel İdaresi kimliğiyle, Kemal Nehrozoğlu’nun İzmir Valisi olmasıyla gerçek koruyucusunu bulur. Tarih Vakfı’nın da katılımıyla, zamanın İzmir Rölöve ve Anıtlar Müdürü Dr.Fatma Sedes’in yürüttüğü rölöve çalışmaları bitirilip, ev elden geçirilerek tümüyle yenilenir. İzmir Resim ve Heykel Müzesi Müdürü olup, halen evin yönetimini de üstlenmiş bulunan Cahit Koççoban’ın çabaları ile iç mekan çalışmaları tamamlanır. 24.07.1999 günü İzmir Sivil Toplum Örgütlerinin katılımı ve Lozan sergisi ile ev yeniden ziyarete açılır.

O günden sonra İsmet İsmet İnönü’nün doğum (24 Eylül), ölüm (25 Aralık) ve Lozan Antlaşmasının imza (24 Temmuz) yıldönümlerinde evde özel etkinlikler düzenlenir. Örneğin, depremzedeler yararına İzmir Resim ve Heykel Müzesi sanatçıları sergi açarlar, İzmir Milli Eğitim Müdürlüğü’nce İlköğretim okulları arasında “23 Nisan Resim Yarışması” düzenlenir ve katılan resimler sergilenir, dereceye girenler ödüllendirilir. Bu arada sokaktaki tüm evlerin duvarları boyanır, sokak temizlenir, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nce sokağa 2000 yılı Eylül ayında “İnönü Sokağı” adı verilir. Sokağa Sivas Cumhuriyet Üniversitesi’nce Lozan’ı anımsatan bir duvar resmi yapılır. “23 Nisan Resim Yarışması”nın ve sokakta “Duvar Resimleri Yapımı”nın gelenekselleştirilmesi kararlaştırılır.) 24 Eylül 2000’de yerel bir TV kanalı aracılığı ile evden naklen açık oturum yayını gerçekleştirilir. Vitrinlere İnönü’ye ait eşya ve giysiler yerleştirilir, ziyaretçilere İnönü Belgesel filmi gösterilir.

2013 yılının sonbaharında Konak Belediyesi tarafından yapılan restorasyon çalışmaları için ziyaretçilere kapatılmıştır. Halen kapalıdır.

 TCDD 3.BÖLGE MÜZE VE SANAT GALERİSİ

Müze binası, 1800'lü yıllarda Alsancak'ta bir koloni halinde yaşayan İngiliz tüccarlar tarafından ticari emtia deposu olarak yaptırılmıştır. Başka bir deyişle, İzmir-Aydın demiryolunun yapım tarihinden (1856) daha eski bir binadır. 200 metre kadar güneyinde yer alan İngiliz Konsolosluğu, onun bitişiğindeki Anglikan Kilisesi ve şu anda Buca'da, 9 Eylül Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dekanlığı olarak kullanılan bina ile aynı mimari özelliklerdedir (bu yapı tarzına "Bağdadî" adı verilir). Daha sonra İngiliz şirketlerin idarehanesi olarak kullanılan bina, 1860'larda "İzmir-Aydın Osmanlı Demiryolu Şirketi " yöneticisi'nin lojmanı olmuştur. Demiryollarının millileştirilmesinden sonra, binanın hemen bitişiğinde yer alan ve aynı mimari özellikleri taşıyan büyüklü küçüklü toplam 5 adet yapıyla birlikte uzun yıllar lojman olarak kullanılmıştır. Nice depreme ve yangına direnen bina, 1990 yılında Müze ve Sanat Galerisi olarak düzenlenmiştir. 2002-2003 yıllarında gerçekleştirilen son restorasyonla da üst katı tümüyle galeri, alt katı ise müze olarak yeniden düzenlenerek, ziyaretçilerin hizmetine açılmıştır.
Müzedeki eserlerin toplanmaya başlanmasının tarihçesi, Cumhuriyetin ilk Nafıa Vekili Behiç Bey'in, demiryollarına ait antika nitelikli eserlerin toplanıp koruma altına alınmalarına ilişkin direktifine kadar uzanmaktadır. Müzede buharlı trenlere ait değişik objeler, eski yol yapım gereçleri, eski fenerler, lambalar, haberleşme gereçleri, eski daktilo, hesap makinesi, hokka vb. gibi yazışma gereçleri, vagon restoranlarda kullanılan yemek takımları, katarlarda kullanılan değişik sağlık gereçleri gibi objeler ve Osmanlının son dönemi ile Cumhuriyet'in ilk dönemlerine ait bazı yazılı belgeler sergilenmektedir.

Müzeye giriş ücretsizdir. Müzedeki galeride yılda ortalama 20 dolayında sergi açılmakta, dolayısıyla sergi ziyaretçi trafiğinden Müze de istifade etmektedir. Aynı şekilde, Müze ziyaretçileri de Galeriyi ziyaret etmektedirler. Müze, Pazar-Pazartesi hariç, haftanın beş günü sabah 09.00-17.30 arasında açık bulunmaktadır.

Adres: Atatürk Caddesi No: 444 Gar Karşısı Alsancak-İZMİR
Telefon: 0232 464 31 31 / 4520
Faks: 0232 463 16 22

Kaynakça: http://www.tcdd.gov.tr/izmir-muze-ve-sanat-galerisi+m150


SELÇUK YAŞAR RESİM MÜZESİ VE SANAT GALERİSİ


Vakfın kültür hizmetleri arasında müzeler kurulması, sanat galerileri açılması ve  bunların işletilmesi de önemli bir yer işgal etmekte ve S.Yaşar Resim Müzesi,  bu amaca güzel bir örnek oluşturmaktadır. Eski bir İzmir evinin restore edilerek, yaşayan bir sanat kurumu haline   getirildiği müze 1985 yılında açılmıştır.  

Türkiye’nin ilk özel müzesi hüviyetini koruyan müze, DYO’nun düzenlediği Resim Yarışmalarında ödül alan tablolardan ve satın alınan diğer sanat eserlerinden oluşan koleksiyonuyla Türk Resim Sanatı’nda son çeyrek yüzyılın bir panaromasını sunabilecek düzeye erişmiştir.

Sanat Galerisi ise 1990 yılında müzenin alt katında hizmete girmiştir. Galeride yıl boyunca  resim sergileri  düzenlenmekte, söyleşiler gerçekleştirilmektedir.     

1967 yılından bu yana sürdürülen ve Türk Resim Sanatına bir çok sanatçı kazandıran ve özel sektör tarafından düzenlenen ve desteklenen ilk resim yarışması niteliğindeki DYO Resim Yarışmaları, 1993 yılından beri Yaşar Eğitim ve Kültür Vakfı tarafından DYO adına gerçekleştirilmektedir. 2008 yılında 33. düzenlenen DYO Resim Yarışmaları sergileri, Türkiye’nin değişik yerlerindeki illerimizde sanatseverlerin beğenilerine sunulmaktadır.


Adres: Cumhuriyet Bulvarı No: 252 Alsancak/İZMİR
Tel: (232)  422 65 32

Kaynakça: http://www.yasar.com.tr/vakif/sanat.htm

TİCARET TARİHİ MÜZESİ  ( MUZE ASİST)


Kültür turizminin desteklenmesinin ve İzmir’in köklü tarihinin ön plana çıkarılmasıamacıyla, hem tarihi ve kültürel mirasa sahip çıkmak hem de kültür turizmine katkı sağlamak amacıyla İzmir Ticaret Odası tarafından 2003 yılında İzmir Ticaret Tarihi Müzesi kurulmuştur.

Bir oda bünyesinde faaliyet gösteren ilk ve tek müze olan İzmir Ticaret Tarihi Müzesi’nin en büyüleyici alanı 17. Yüzyıl'da İzmir'i tasvir eden makettir. ziyaretçilerinbir zaman yolculuğuna çıktığı bu maketle birlikte kentin çok kültürlü ve dinli yapısını, ticaretin ve sosyal hayatın canlılığını öğrenmek de mümkün olmaktadır.

Ticaret ve sosyal hayatı olgularının birbirini besliyip ve tamamladığı   müzede;  tarihöncesi çağlardan günümüze kadar hem sosyal hayatı hem de ticari hayatı anlatan eserler sergilenmektedir.  Örneğin tartı ağırlıkları, hem günlük hayatta kullanılan hem de ticareti yapılan kaplar, cam eşyalar vb.

Müzede ayrıca  oldukça zengin bir sikke koleksiyonu yer almaktadır. Bunların yanı sıra müzayedelerden elde edilen kentin ticari tarihi ile ilgili faturalar, hisse senetleri,  yapılan ticari anlaşmalar, ticarethane belgeleri de kolleksiyona katılmaktadır. Örneğin  sergilenen faturalardan bir tanesinin üzerinde üç tane farklı dil yer almaktadır. Fransızca, Osmanlıca, Modern Türkçe. Kentin kozmopolit yapısını tam anlamıyla gözler önüne serildiği bir eserdir.

Ücretsizdir.
Hafta sonları hariç 8.30 – 17.30 arası açık

Adres : Akdeniz Mh. 35210 Konak/Izmir Türkiye
Telefon: (232) 498 46 06

Kaynakça: http://www.muzeasist.com/muze/profil/ticaret-tarihi-muzesi
 

İZMİR KÜLTÜR SANAT VE EĞİTİM VAKFI (MÜZİKSEV) MÜZESİ

26 yıllık birikimini kent halkıyla paylaşmak ve kendisini var eden İzmirlilere kalıcı bir armağan sunmak amacıyla hazırlanan MÜZİKSEV projesi, İzmir Kalkınma Ajansı'nın (İZKA) finansal desteği ile hayata geçirilmiştir.
MÜZİKSEV'in öncelikli hedefi ülknin ve kentin zengin müzik geçmişini yansıtmaktır. Özgün Türk çalgılarının sergilendiği MÜZİKSEV'de ziyaretçilerbu çalgıların seslerini gelişmiş teknoloji ürünü aygıtlarla, en iyi yorumcularının icralarından dinleyebilmektedir. MÜZİKSEV sürekli geleneksel Türk sazları koleksiyonunun yanı sıra, çok değerli müzik eserlerinin, plakların, kaset ve CD'lerin, başta Dr. Nejat Eczacıbaşı Ulusal Beste Yarışması'na katılan eserler olmak üzere, Çağdaş Türk Bestecilerine ait değerli notaların ve müzik kitaplarının korunduğu, müzik eğitimi alan gençlerin, araştırmacıların, müzikologların ve müziğe ilgi duyan kent halkının yararlanabileceği bir kütüphaneyi de bünyesinde barındırmaktadır. Böylece ziyaretçiler ses arşivinde bulunarak, taş plaklardan festival konserlerine, tanınmış sanatçıların performanslarından başta Kültür Kongreleri olmak üzere önemli kongre ve seminerlerin kayıtlarına kadar, türlü kayıttan yararlanabilmektedir.
MÜZİKSEV kentin tarihi dokusunun korunmasını da misyonu arasına katmış İzmir'in görkemli kent kültürü geçmişinin simgelerinden biri olan bir 'Alsancak Evi'ni 2011 yılında önemli bir kültür kurumu olarak yaşama döndürmüştür.

Ziyaret saatleri : 1 Mayıs – 31 Ağustos : Hafta içi  Saat: 10.00 – 18.00 Cumartesi – Saat: 10.00 – 15.00
1 Eylül – 30 NisanSalı – Cuma – Saat: 10.00-18.00   Cumartesi – Pazar – Saat: 10.00 – 15.00



MÜZİKSEV  1 Ocak, 29 Ekim ile Şeker ve Kurban Bayramlarının ilk iki günü kapalıdır.

Adres:Atatürk Cad: No: 458 35220 - Alsancak- İZMİR (Alsancak Garı Karşısı)
Tel: 0 (232) 463 03 00, 482 17 85, 482 23 81
info@muziksev.org

Kaynakça: http://muziksev.org/default.asp
 


Destekçilerimiz

forex Kuvvet Macunu